Yapı Teklif Verileri

 

 
 

Kolay Erişim

 
 
destek@bedavahizmet.com adresini MSN Messenger listenize eklemek için tıklayınız
 

Duyurular

 

YapıTeklif.com dan büyük KAMPANYA!!!...
İş ve talep sahiplerinin iletişim bilgilerine anında erişim fırsatı
ALTIN ÜYELİK...
Yıllık 50 TL
Üstelik Garanti Bankası kredi kartlarına 5 Taksit fırsatıyla
Detaylı bilgi için tıklayın...



İnsan Kaynakları servisimiz hizmetinizde... İnşaat sektörüne yönelik iş ilanları ve özgeçmiş (CV) bankası için tıklayınız.

Firma - Ürün - Hizmet tanıtım sayfalarımız hizmetinizde... Bilgi için tıklayınız.

Değerli yazarlardan inşaat sektörüyle ilgili makaleleri yayınladığımız makaleler bölümümüz yayına girmiştir.

 
 

TEKLİF VERMEK İÇİN

 

 BİZİMLE ÇALIŞMAK İŞ/MALZEME TALEPLERİNE TEKLİF VERMEK İSTEYEN

Kaba ve ince inşaat işlerinde görev almak üzere taşeron firma ve ustalar, yapı malzemecileri, müteahhit, serbest çalışan iç mimar, mühendis, mimar, proje veya çizimle uğraşanlar; sistemimize BEDAVA üye olmak için tıklayınız.

 
 

LINK Değişim Programı

 
ArteYapi.com
İnşaat projeleri ve müteahhitlik hizmetleri

YapiBox.com
YKS, Kapı otomasyon, alüminyum korkuluk, paslanmaz çelik korkuluk ve küpeşte, pvc doğrama sistemleri

TatilUcakOtel.com
Tatil, otel, tatil bölgeleri, gezilecek yerler

Dün, bugün ve çimento muamması

Dün, bugün ve çimento muamması

İnşaat.Ru'nun okurlarına yaptığı çağrıya cevaplar gelmeye başladı. Bugün ilk "konukyazar"ımızın yazısını sizlerle paylaşıyoruz. Levent Soysal, Türkiye'de çimento sanayinde üst düzey yönetici olarak çalışıyor ve kendi dosyasını iyi biliyor. İşte bu ilk yazısında bizleri önce düne, perestroyka yıllarına kadar götürüyor, sonra bugün Rusya pazarında yaşanan çimento krizini analiz ederek "olası gidişata" ilişkin görüşlerini sizlerle paylaşıyor. Konu bu kadar güncel iken, sorunlar gittikçe tırmanırken okunması ve üzerinde düşünülmesi gerken bir yazı. Sizi Levent Soyal'ın yazısıyla başbaşa bırakıyoruz:

Perestroyka, henüz Rus limanlarında başıboş gezen bir velet iken, Sovyetler Birliğinin propaganda yayınları şahane ve dümdüz Rus steplerini aşıp evlerimize aksanı bozuk ve bir o kadar da ruhsuz bir hatunun sesiyle misafir olurdu. Yayınlar çoğunlukla Sovyetler Birliği’nin buğday rekoltelerini anlatırdı. Türkiye Radyolarının programlarından bıkmış usanmış bir çiftçimiz “

Dur hele şu radyoyu biraz kurcalayayım” deyip de karşısına aniden cızırtılı Sovyet yayını çıkınca, milyon tonluk rekolteleri duyup galeyana gelerek, güya derhal komünizm neferlerine katılacaktı. 70ler ve 80lerde, Türkler için Rusya, komünizmi Türkiye’ye kapıdan olmasa da bacadan sokmaya çalışan, ara sıra uzaya çıkabilen, Zenith fotoğraf makinesi imal edebilen ve Boğazlarda gözü olan bir ülke olarak biliniyordu.

Bir zamanlar neredeyse yok satan Zenith fotoğraf makineleri Yeni Cami önlerinde işporta tezgahlarına düşünce, Gorbaçov, artık perestroykanın zamanı geldi deyip, Rusya’yı komünizm belasından arındırma operasyonunu başlattı.

Gorbaçov’un azmi, Amerika’nın gazı ile Perestroyka almış başını gidiyordu. Yeni yetme genç delikanlılar bir gecede fabrikatör olup, bir sonraki gece İsviçre’deki yeni ikametgahlarına taşınıyorlardı. Hazırdaki her şey para ediyordu; kadın, kömür, petrol, gaz, kereste, tomruk.

Önemli sayıda yeni zenginler oluştu ve amiyane tabiri ile hepsi birer dolar delisi oldular. Bunun da binbir çeşidi olduğundan, bazıları bu dolarları fütursuzca harcamaya başladı ama Rus Devlet-i Ali’si daha farklı düşünerek, karın en kaymaklısı olan inşaat projelerine bir bir yol verdi.

Eline malayı alan, kazmayı küreği kapan büyük küçük proje dinlemeden katları hem yeraltına hem de yerüstüne çıkmaya başladılar. Kule vinçler Lenin heykelleri ile yarışmaya başladı. Rahmetli Lenin’in heykelleri onlarca katlı binaların yanında kaybolmak üzereydi ki çimento sıkıntısı başladı. Sanki Lenin’in ahı tutmuştu. Çimento hakikaten yoktu. 69 milyon tonluk teorik kapasitelerini ıkına sıkına fiiliyatta ancak 53-54 milyona tona getiren Rusların kafası çimentonun olmadığına dair dank ettiğinde Moskova’da çimento fiyatı 250 doları aşmıştı.

Dümenlerini Karadeniz’den başka bir denize kırmamış olan ufak gemiler Marmara’dan, Ege’den, Akdeniz’den bulabildikleri çimentoyu Rus limanlarına taşımaya başladılar.

2008 yılında 5 milyon ton çimento üretim açığı olacağı tahmin edilen Rusya’nın, Türkiye’den battal boy çuvallarla (bigbag) yapılan çimento ithalatıyla çarkı çevirmesi pek de mümkün gözükmüyor. Türkün azmi, 2008 yılında 2,5 – 3 milyon ton çimento Rus limanlarına aparacak. Bu aparma işine paralel olarak eğer izinler koparılabilirse limanlarda çimento terminalleri ve öğütme tesisleri de birer birer yeşerecek.

2009 tehlike çanları ise şimdiden duyuluyor. 2009’da Rusya’da 9 milyon çimento açığı olacak. Bu durumda Ruslar dokuz doğuracak, girişimci Türkler ise kafalarında 9 proje dolaştırıp 9’unun da kuyruğunu birbirine değdirmeyecekler.

Ruslar bu duruma seyirci kalır mı, kalmaz tabi, onlar da fabrika kurmak için kolları sıvayacaklar. Tabiattaki beleş petrolü, doğal gazı hiç uğraşmadan satıp paraları cukka etmek varken, binbir zahmetle çimento üretmek dünün komünisti, bugünün liberali İgor’u bozar ve parası olsa bile İgor fabrikayı 3 seneden önce kurup da devreye alamaz.

Peki ne olacak?

Merak etmeyin, her şey güzel olacak. Ruslar darboğaz süresince devam edecek yüksek fiyata alışacaklar, çok geçmeden irili ufaklı çimento terminalleri Rus limanlarında arz-ı endam edecekler. İgor çimentoyu Hasan’dan almaya devam edecek. Hasan ise Rusya’da çimento fabrikası mı kursam diye 2.500 tonluk nehir tipi gemilerle hayaller alemine yelken açacak.

Bu makale 2890 defa okunmuştur.

SAYFA BAŞINA DÖN                                MAKALELER SAYFASINA DÖN