Yapı Teklif Verileri

 

 
 

Kolay Erişim

 
 
destek@bedavahizmet.com adresini MSN Messenger listenize eklemek için tıklayınız
 

Duyurular

 

YapıTeklif.com dan büyük KAMPANYA!!!...
İş ve talep sahiplerinin iletişim bilgilerine anında erişim fırsatı
ALTIN ÜYELİK...
Yıllık 50 TL
Üstelik Garanti Bankası kredi kartlarına 5 Taksit fırsatıyla
Detaylı bilgi için tıklayın...



İnsan Kaynakları servisimiz hizmetinizde... İnşaat sektörüne yönelik iş ilanları ve özgeçmiş (CV) bankası için tıklayınız.

Firma - Ürün - Hizmet tanıtım sayfalarımız hizmetinizde... Bilgi için tıklayınız.

Değerli yazarlardan inşaat sektörüyle ilgili makaleleri yayınladığımız makaleler bölümümüz yayına girmiştir.

 
 

TEKLİF VERMEK İÇİN

 

 BİZİMLE ÇALIŞMAK İŞ/MALZEME TALEPLERİNE TEKLİF VERMEK İSTEYEN

Kaba ve ince inşaat işlerinde görev almak üzere taşeron firma ve ustalar, yapı malzemecileri, müteahhit, serbest çalışan iç mimar, mühendis, mimar, proje veya çizimle uğraşanlar; sistemimize BEDAVA üye olmak için tıklayınız.

 
 

LINK Değişim Programı

 
ArteYapi.com
İnşaat projeleri ve müteahhitlik hizmetleri

YapiBox.com
YKS, Kapı otomasyon, alüminyum korkuluk, paslanmaz çelik korkuluk ve küpeşte, pvc doğrama sistemleri

TatilUcakOtel.com
Tatil, otel, tatil bölgeleri, gezilecek yerler

Dijital Medya, Teknoloji, Mimaride Yeni Arayışlar

Dijital Medya, Teknoloji, Mimaride Yeni Arayışlar

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler günlük yaşantımızı, sosyal ilişkilerimizi, dünyayı algılayışımızı ve en önemlisi de çevre ile olan ilişkimizi çeşitli şekillerde etkiliyor ve biçimlendiriyor. Bu etkileşimin kaçınılmaz bir sonucu olarak mimari mekan ve yapı üretimi de değişiyor. Özellikle dijital medyanın yapıların bünyesinde, bazen dış cephede bazen de iç mekanda işitsel ve görsel duyularımıza hitap eden plastik bir öge olarak kullanılmasına ait pek çok uygulama var. Son senelerde dijital medyanın hem binaları güzelleştirici, hem de bilgi ve çevre ile etkileşim sağlanmasına imkan veren dinamik birer yapı elemanı olarak kullanıldığı yepyeni mekan arayışları mevcut.

Öncelikle dijital medyanın görsel ve işitsel duyularımızı hedef alan mekanı belirleyici ve zenginleştici bir unsur olarak kullanıldığı çalışmalardan bahsetmek gerekir. Sidney Üniversitesi’nde arayüz ve iletişim teknolojileri konularında çalışan araştırmacılar, giyilebilir cihazları bilgiye ulaşmada arayüz olarak kullanarak, kullanıcının kendi bedenini de içinde algıladığı dijital mekanı şekillendirebileceği sistemler üzerinde çalışıyorlar. Bu uygulamalarda kullanıcı özel gözlükler sayesinde algıladığı gerçekliği, elindeki cihazı (uzaktan kumanda ve bazı durumlarda eldiven) kullanarak renk ve şekil olarak görselleşen bilgiye ulaşabiliyor onu biçimlendiriyor ve değiştiriyor.



Günlük hayatta kullandığımız eşyaların bilgiye ulaşmak, bilgiyi değiştirmek ve en önemlisi hayatımızı düzenlemek için birer arayüz olarak kullanılması fikri yaygınlaşıyor. Bilginin fiziki objelerin üzerinde sunulduğu "ambient" eşyaları artık internetten satın almak da mümkün. Bu akıllı eşyalara örnek olarak "Ambient Orb" ve "Nabaztag Akıllı Tavşan" ilk akla gelenlerdendir. Bu küçük taşınabilir, kablosuz, dokunmatik eşyalar yaşadığımız mekanı çeşitli şekillerde renklendirmeyi ve hayatımızı kolaylaştımayı hedef almaktadırlar. Ambient eşyaların tasarımının altında yatan anafikir, geleneksel bilgi-insan iletişim aracı olan bilgisayarın sunduğu iletişim ve bilgiye ulaşma imkanlarını zenginleştirmek, yeni ve daha renkli insan ve teknoloji etkileşimlerine imkan tanımaktır. Bu dijital arayüzler kullanıcısını tanıyorlar, aynı zamanda harekete, sese duyarlı, dokunmatik, elektronik postaları okuyan, en son haberleri ve mesajları bildiren yeni bir bilgiye ulaşım anlayışını da temsil ediyorlar.


Dijital medyanın mekanı oluşturan "ambient" yapı elemanı olarak kullanılmasına örnek olarak "Not So White Wall Papers" ile "Activity Wallpaper" iç mekan uygulamalarını gösterebiliriz. "Activity Wallpaper", İsveç Viktorya Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacının Informative Art projeleri bünyesinde geliştirdiği ambient bilgi görselleme sistemlerinden bir tanesidir. Bu ambient eşyanın çalışma esasını kısaca özetlemek gerekirse, sensörler sayesinde ortamdan elde edilen mekana ve insanlara ait bilgi (ses, müzik ve gürültü v.s. gibi) sistemin hafızasında depolanır, özel algoritmlerle hesaplanır ve ardından sürekli değişen renk ve şekillerden oluşan görsel bir eleman olarak projeksiyondan yansıtılır. Geometrik desenli bir duvar kağıdını andıran bu ambient sunumu oluşturan her bir kolon, sistemin hafızasındaki bir günü temsil etmektedir. Kullanıcılarla etkileşime giren ambient mimari eleman olarak yine bir araştırma projesinden yola çıkarak kinetik bir arayüz olarak geliştirilen ve son senelerde ticari olarak da pazarlanmaya başlanmış olan "Not So White Wall Papers" uygulamasından bahsedebiliriz. İlk bakışta sıradan bir duvar kağıdı gibi görünen bu uygulamada aslında önce duvara bir ağ şeklinde sensör ve resistörler yerleştirilmektedir. Dokunmaya ve sese duyarlı bu büyük arayüz sayesinde elektronik posta, SMS mesajlarını okumak ve bilgisayarınızdaki fotoğraflara ulaşmak veya evdeki bazı çihazları açmak ve kapatmak mümkün olabilmektedir. Pasif dekoratif bir mimari eleman olmanın çok ötesinde, bu yeni dijital medya kullanımı sayesinde iç mekanı oluşturan duvarlar insanların iletişim kurulabileceği medya arayüzleri haline gelmektedir.


Dijital medyanın geleneksel bilgisayar ortamından çıkıp, mimari yapı elemanı olarak kullanılmasına dair ilginç örneklerden biri de Avusturya’daki Kunsthaus Graz Sergi ve Kültür Merkezi'dir. Londralı mimar Peter Cook ve Colin Fournier’in, 2000 yılında kazandıkları Mur Nehri kenarında konumlanan bu yarışma projesinin inşaatı 2003 yılında tamamlanmıştır. Proje ve inşaat sırasında ileri yapım teknolojilerinin kullanıldığı bu biyomorfik formdaki bina tarihi çevrede yer alması, ilginç formu ve sınırları belirlenmemiş izlemi veren iç mekanı ile öne çıkar. Tüm bunların ötesinde geçici sergilere ev sahipliği yapan kültür merkezinin akrilik cam cephesinde yaklaşık 930 güçlü neon lamba kullanılarak bir medya arayüzü de yaratılmıştır. Bilgisayarlarla kumanda edilen binanın bu ileri teknoloji ürünü cephesi, aynı zamanda saniyede 20 kare hızla film ve animasyon gösterilebilen dev bir bilgisayar ekranına dönüşmüştür. Bu animasyonlar özellikle gece görülmeye değer.



Son senelere ait dijital medya uygulamaları Berlin’de önümüzdeki Ekim ve Kasım ayları arasında gerçekleşecek olan Medya Cepheleri Festivali bünyesinde sergilenecekler. Bu sergide yer alacak olan bir kaç medya cephesi uygulamasından da söz etmek gerekir. Bu uygulamalardan en dikkat çekici olanı belki de Danimarka’nın önemli konser salonlarından biri olan Aarhus Konser Salonu’nun cephesinde yer alan medya uygulamasıdır. Binanın ana giriş cephesinde yer alan bu uygulama sokaktan geçenleri veya konser izlemek için binaya girmek üzere olan insanları hedef almakta, onlara kendilerinin de bir parçası olabilecekleri ilginç bir deneyim yaşatmayı amaçlamaktadır. Her yerde karşılaşabileceğimiz ışık, renk ve desenden ibaret görsel objelerden çok farklı olarak, izleyenlerin aktif olarak içinde yer aldığı, adeta sahnelediği bu deneyim, 180 m2’lik dev bir interaktif cephede izlenmektedir (Resim 5). Bu dev LCD cephe aynı zamanda mimari ile bütünleşmiş ve onun bir parçası olarakta algılanmaktadır. Kısaca uygulamayı anlatmak gerekirse, binanın biraz ötesinde yayalaştırılmış geniş bir alanda konumlandırılmış olan sensörler (resimdeki pembe halının altında) ve kameralar vasıtasıyla toplanan forma ve büyüklüğe dayalı bilgi, binanın cephesindeki dev LCD ekrana değişik renkte ve harekette insan siluetleri olarak yansıtılmaktadır. Kendi siluetinin ekrana yansıtıldığını farkenden insanlar durup bu gösterinin bir parçası olmaktan kendilerini alamamaktadırlar.



Diğer bir iç mekan uygulaması da New York’ta, dünyanın çeşitli ülkelerinde yer alan Target alışveriş mağazalarının reklamının da yapıldığı Rockefeller binasının en üst katında yer almaktadır. Sensör teknolojisinin yine oldukça etkili bir biçimde kullanılmış olduğu bu uygulamada, sistem tavana yerleştirilmiş sensörler ve kameralar vasıtasıyla ziyaretçileri algılayarak onların yer ve hareketlerini hafızada toplanmaktadır. Yine özel hesaplamalardan sonra bu ziyaretci bilgisi Target mağazalarının yuvarlak kırmızı logosu, rengi ve şekli değişen desenler olarak mekanın duvar ve tavanlarına projeksiyonla yansıtılmaktadır. İnsanların tepkisi ve şekillerle oynamak istemeleri gerçekten görülmeye değer.


Target Son olarak ileri teknoloji kullanılanılarak insanların ihtiyaçlarına cevap verecek dinamik ve akıllı mekanlar yaratma fikrinden yola çıkılarak geliştirilmiş olan "meraklı odalar" projesinden bahsetmek istiyorum. Sidney Üniversitesi’nde Prof. Mary Lou Maher’in yönetiminde bir grup araştırmacının yürüttüğü bu simulasyon çalışmasında, mekanın döşemesinde yine sensörler ve tavanlarında da kameralar konumlandırılmıştır. Derslik olarak kullanılacak olan mekanda öğrencilerin sıralara oturmasını algılayan sistem otomatik olarak beyaz perdeyi indirir, ışıkları söndürür, slayt makinesini çalıştırır, öğrenci sayısına göre içeriye verilen havayı düzenler. Teknolojinin yapabilecekleri ancak hayal gücümüzle sınırlı. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle dijital medyanın yaşadığımız fiziki çevre ile bütünleştiği ve bazen ikisi arasındaki sınırları ayırmada zorlandığımız bu uygulamalar gitgide yaygınlaşmaktadır. Artık benzer uygulamaların artması ile yaşadığımız mekanlar sadece barındığımız, çalıştığımız veya eğlendiğimiz kapalı korunaklar olmanın ötesinde, aynı zamanda bizlere ait bilgiyi hafızasında depolayan, gerektiğinde sunan, yaşamı kolaylaştırıcı ve renklendirici arayüzler haline geliyorlar. Yapay zeka ve ileri ajan teknolojileri, sensör ve effektörlerin yaygın kullanılması ile kullanıcısının davranış şekillerini öğrenen, çeşitli ihtiyaçları belirleyen ve mekansal kurguyu bu ihtiyaçlara göre şekillendiren yepyeni bir mimari çok da uzakta değil. Mekandaki kullanım amacına göre harcanan ışık ve ısıyı ayarlamak ya da mekandaki insan sayısına göre duvar panolarını hareketlendirerek mekanı büyütmek ve küçültmek gibi konularda çeşitli üniversitelerde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar henüz bilgisayar ortamında test ediliyor ve sonuçlar gerçekten oldukça başarılı. Gelecekte bu araştırmaların sonuçları alındıkça daha dinamik mekan uygulamalarından da bahsedebileceğiz

Yazan: Figen Gül

Bu makale 2792 defa okunmuştur.

SAYFA BAŞINA DÖN                                MAKALELER SAYFASINA DÖN