Yapı Teklif Verileri

 

 
 

Kolay Erişim

 
 
destek@bedavahizmet.com adresini MSN Messenger listenize eklemek için tıklayınız
 

Duyurular

 

YapıTeklif.com dan büyük KAMPANYA!!!...
İş ve talep sahiplerinin iletişim bilgilerine anında erişim fırsatı
ALTIN ÜYELİK...
Yıllık 50 TL
Üstelik Garanti Bankası kredi kartlarına 5 Taksit fırsatıyla
Detaylı bilgi için tıklayın...



İnsan Kaynakları servisimiz hizmetinizde... İnşaat sektörüne yönelik iş ilanları ve özgeçmiş (CV) bankası için tıklayınız.

Firma - Ürün - Hizmet tanıtım sayfalarımız hizmetinizde... Bilgi için tıklayınız.

Değerli yazarlardan inşaat sektörüyle ilgili makaleleri yayınladığımız makaleler bölümümüz yayına girmiştir.

 
 

TEKLİF VERMEK İÇİN

 

 BİZİMLE ÇALIŞMAK İŞ/MALZEME TALEPLERİNE TEKLİF VERMEK İSTEYEN

Kaba ve ince inşaat işlerinde görev almak üzere taşeron firma ve ustalar, yapı malzemecileri, müteahhit, serbest çalışan iç mimar, mühendis, mimar, proje veya çizimle uğraşanlar; sistemimize BEDAVA üye olmak için tıklayınız.

 
 

LINK Değişim Programı

 
ArteYapi.com
İnşaat projeleri ve müteahhitlik hizmetleri

YapiBox.com
YKS, Kapı otomasyon, alüminyum korkuluk, paslanmaz çelik korkuluk ve küpeşte, pvc doğrama sistemleri

TatilUcakOtel.com
Tatil, otel, tatil bölgeleri, gezilecek yerler

YORGUNLUK - İŞ PERFORMANSINA ETKİLERİ ve ÖNLEMLER

YORGUNLUK - İŞ PERFORMANSINA ETKİLERİ ve ÖNLEMLER

Dr. Murat KURUOĞLU

İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi

Yapı İşletmesi Anabilim Dalı 

Dr. Yeşim KURUOĞLU

İstanbul Teknik Üniversitesi ,Beden Eğitimi ve Spor Bölümü

 

Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Yeteri kadar uyuduğunuzu sanıyor ama uyandığınızda yorgunluk hissi devam mı ediyor? O zaman kulübe hoş geldiniz! 

 

Günlük hayatta, farklı yaş gruplarından, farklı kesimlerden  pek çok kişinin şikayet ettiği yorgunluk, çalışma hayatında olunca iş performansının düşmesini etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu makalede, sizi bu can sıkıcı durumla karşı karşıta bırakan faktörler kısaca tanıtılmış ve bunlarla başa çıkmak için neler yapabileceklerinize değinilmiştir.  

 

Enerji, vücutta her zaman aynı düzeyde seyreden statik bir etmen değildir. Günlük, aylık, hatta mevsimsel döngüler izler ve bu döngüler kişiden kişiye farklılık gösterir. Farklı dönemlerde, bazen kendimizi çok enerjik,  bazen de çok yorgun hissetmemizin nedeni budur.

 

Yorgunluk hissi, yapılan işe devam edilmesini zorlaştırarak, vücut rezervlerinin tamamen tükeninceye kadar kullanılmasını önler. Bu nedenle yorgunluğun kısmen koruyucu bir mekanizma, ancak bir anlamda da vücudun imdat sinyali olduğu da ifade edilir. Bu hisle ilgili temel kavramlar şunlardır;

 

Yorgunluk: Kas gücü gerektiren bir çalışma sırasında veya değişik nedenlerle ortaya çıkan ve kişinin ruhsal ve vücut fonksiyonlarının yeterliğinde azalmaya yol açan, bununla birlikte kısmi olarak da koruyucu bir mekanizmadır.

 

Bitkinlik: Yapılan iş, yorulma durumundan sonra da devam ettirilirse “bitkinlik” meydana gelir. Bitkinlik, iş yapmaya imkan vermeyen aşırı yorulma durumudur.

 

Rejenerasyon: Tükenmeye yüz tutan kaynakların yenilenmesi, fiziksel yük nedeniyle bozulan dengelerin normale dönme sürecidir. Yorgunluğun boyutuna göre rejenerasyon süresi farklılık göstermektedir.

 

Temel olarak iki tip yorgunluk vardır:

 

1)     Lokal yorgunluk: Kas gücü gerektiren bir işte direkt olarak kullanılan bölgeleri etkiler. Yük taşıyan inşaat işçisinde sırt ve taşıyıcı eklem ağrıları, sıva yapan işçide kol kası ağrıları lokal yorgunluğa örnek olarak verilebilir.

Temel belirtileri: Kaslarda hafif acı ver gerginlik, kramplar ve güç kaybıdır.

Ortaya çıkış nedenleri: Kaslarda mikrotravmalar,laktik asit birikimi, kaslarda glikojen, protein ya da elektrolitlerin azalmasından ortaya çıkabilir.

 

2)     Merkezi yorgunluk: Vücuttaki lokal yorgunlukların birikmesi sonucu ortaya çıkar. Vücudun kendini yenileme mekanizmasını destekleyen sinir ve hormonal sistemi etkiler.Böyle bir durumda;

 

·         Fiziksel performans azalır, rutin çalışmalar tamamlanamaz

·         Vücut ağırlığını kontrol etmek zorlaşır, ya kilo alınır ya da kilo verilir

·         Sabahları ölçülen kalp atım sayısında normalden +5 daha fazla atım ölçülebilir fiziksel iş sonrasında nabzın eski haline dönmesi uzun sürer

·         Devamlı kas ve eklem ağrılarından şikayetçi olunur

·         Fiziksel işten 24 saat sonra dahi yenilenme gecikir ve yorgunluk devam eder

·         Uyuma güçlüğü gibi uyuma düzeninde bozukluklar gözlenir

·         Reaksiyon zamanı yavaşlar

·         Koordinasyon zayıflar ve böylece iş makinesi, küçük el aleti ve diğer iş ekipmanlarının kullanımı iş güvenliği açısından tehlikeye girebilir

·         Karar verme zorlaşır

·         Alıngan, mutsuz, gergin ve sıkkınlık duygusu oluşur

·         Sosyal açıdan güç iletişim kurulur

·         Unutkanlık gözlenir

·         Uyanıklık azalır, uyuşukluk hali ortaya çıkar

 

 

 

Merkezi yorgunluk süreci günlük hayatı etkiler bir durum alırsa, güncel adıyla Kronik Yorgunluk Sendromu ( KYS) denilen hastalık halini alır. Yavaş yavaş ortaya çıkan kronik yorgunluk, günümüzde pek çok meslek dalından ve kesimden insanın şikayetçi olduğu bir durumdur. Bu nedenle, yorgunluk süregelen bir hale gelmeye başladığında , kişinin yaşam tarzını tekrar gözden geçirmesi gerekir. 

 

 

KYS belirtileri;

          Merkezi yorgunluk belirtilerinin en az 4 tanesinin 6 aydan fazla sürmesi,

          Bu belirtilerin herhangi bir sebebe bağlanamaması,

          6 Aydan uzun süren, dinlenmeyle dahi geçmeyen ve zorlanmasa bile ortaya çıkan yorgunluk,

          6 Ay içinde 90 günden fazla yorgun hissedilmesidir.

Bu belirtilerin birine “evet” yanıtı veriliyorsa kronik yorgunluk hastası olma ihtimali vardır.

 

Sebepleri tam olarak bilinmese de, işverenler, çalışanların yorgunlukla ilgili olan şikayetlerini yapılan işin niteliği çerçevesinde ciddiye alarak, çözüm yollarını araştırmalıdır. Çalışanların genel sağlık düzeyleri, en az yapılan iş ve tamamlanan mesai kadar önemlidir. Bu durum aslında işveren için de aynı önemliliktedir.

 

 

YORGUNLUKLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

 

Bu bölümde temel önlemler için keyifli, herkesin rahatlıkla yapabileceği uygulamalara değinilmiştir.

 

1. DÜZENLİ UYUYUN

Özellikle vardiyalı veya gece işinde çalışanlarda uyku düzensizliği genel bir durumdur.Çalışma düzeninin uyku üzerinde olumsuz etkisinin olduğu üç durum vardır.Bunlar:

i)                   Uzun süren çalışma saatleri,

ii)                Düzensiz çalışma süreleri,

iii)              Normalde uyunması gereken saatlerde çalışmak zorunda olunmasıdır.

Çalışma süresi ve vardiya ne kadar zor olursa olsun, vücudun ihtiyacı kadar uykunun mutlaka alınması gerekir. İşverenler, bu şekilde çalışanların performansının düşmemesi için, ihtiyaç olan yenilenme süresi hakkını tanımalıdır.

 

Diğer çalışanlar, hafta içinde yaşadıkları yoğunluktan sonra, çeşitli şekillerde dinlenmeye çalışır, ya da hafta içi yapamadıkları çamaşır yıkamak, temizlik yapmak gibi diğer yorucu işlerle uğraşırlar. Oysa, hafta sonu geç vakitlere kadar uyanık kalmak ve ertesi sabah geç kalkmak vücudun iç saatini olumsuz etkiler. Günlük yaşamda düzensiz uyumaya devam edildiğinde, kişi kendi kendine jet-lag etkisi yapmış olur ve bazı günler yeterince uyusa dahi kalktıktan sonra halsizlik ve yorgunluk hissi devam eder. Bu nedenle, günlük hayat ne kadar yoğun olursa olsun yaklaşık aynı saatlerde uyuyup, uyanmaya dikkat edilmelidir.

 

2. KAHVALTI YAPMAYI UNUTMAYIN

İster fiziksel olarak aktif, ister masabaşında bir işte çalışıyor olun, güne enerji almadan başlanılırsa, metabolizma ve dolayısıyla diğer vücut fonksiyonları enerji tasarrufu yapmak için yavaşlar ve sonuçta yorgunluk kaçınılmaz olur. Sabahları kahvaltı yapmak, gün boyu ihtiyacımız olan enerjiyi vücuda kazandırmak açısından son derece faydalıdır. Kendini sürekli enerjisiz ve halsiz hisseden kişilerin hayatlarındaki en büyük eksikliklerden biri, sabah kahvaltısını geçiştirerek günlük rutinleri içine girmeleridir.

 

3. DENGELİ BESLENİN

Kahve, kola, rafine karbonhidratlar ve şeker tüketimini kontrol altına alıp, hatta mümkünse tüketmemeye özen gösterin.

 

Beslenme düzeninin içinde dengeli şekilde tüketilen bakliyat, kümes hayvanları, balık, yumurta, soyalı ürünler, yeşil yapraklı sebzeler,taze meyveler  size enerji verecektir.

 

4. SU İÇİN

Susuzluk, sıvı-elektrolit dengesini bozduğundan yorgunluğa yol açar. Susuzluk hissettiğimiz anda bile, toplam vücut sıvısının yüzde 2-3'ünü zaten kaybedilmiş durumdadır. Vücut susuz kaldığında kan hacmi azalır, bunun sonucunda da beyine ve kalbe yeterince kan pompalanmamaya başlar. Bu nedenle, yemek saatleri nasıl planlanıyorsa, gün içinde de düzenli aralıklarla su içmek gerekir. Sadece su içmekte zorlanıyorsanız içine limon ve portakal suyu ekleyebilirsiniz. Kafeinsiz bitki çayları ile de sıvı desteğini sağlayabilirsiniz. Çorba, taze meyve ve sebze tüketmek de sıvı kaybının önlenmesinde iyi çözümler arasındadır.

 

5. KİLO VERİN!

Vücudun fazladan taşıdığı her kilo, kalbe daha çok yük binmesine ve atım sayısını arttırarak daha çabuk yorulmaya yol açar. Abur cuburdan vazgeçip, sağlıklı beslenme ilkelerini hayata geçirin. Bir çocuk gibi acıktığınızda yemeğe oturun, doyduğunuz anda bırakın.Vücudunuzun verdiği açlık sinyallerine dikkat edin. Dört saatte bir acıkıyorsanız, daha az ve daha sık yiyin. Böylelikle, birkaç gün içinde size uygun beslenme metodunu anlarsınız. Verdiğiniz her kilo, enerjinizi de arttıracaktır.

 

6. HAREKETLENİN!

Aynı duruş pozisyonunda uzun süre kalmak enerjiyi tüketir. Uzun süre bilgisayar başında çalışan veya televizyon seyreden kişiler, daha seyrek göz kırptıklarından, gözlerinde yanma ve kurumadan şikayet ederler. Bu durum da, gözleri kapatma eğilimini arttırır. Çok durgun ve monoton bir iş hayatı ve günlük rutini yaşıyorsanız, hayatınıza daha çok hareket katmalısınız.  Gerinin, yürüyün, esneyin, yüzünüzü yıkayın, soğuk bir içecek için, tuvalete gidin.

 

İşyeri egzersizleri olarak bilinen herkesin kolaylıkla yapabileceği 10- 15 dakikalık egzersizleri öğrenin. Bilgisayar başında uzun süre oturduktan sonra ya da çizim masasında dakikalarca çalıştıktan sonra bu egzersizleri uyguladığınızda kaslarınızın ve eklemlerinizin buna nasıl ihtiyacı olduğunu fark edeceksiniz. Bu sayede hem kısa molalarla vücudu uyanık tutmuş olacak, hem de işyeri sağlığı ve iş performansı açısından önemli yararlar elde edeceksiniz.

 

7. DİK DURUN!

Eklemler normal bir gerginlikte durmadığında vücut daha fazla enerji harcar, sırta, bele ve kalça eklemlerine daha fazla yük biner. Böylece kendinizi daha yorgun ve bitkin hissedersiniz. Bu nedenle, hareket halindeyken, otururken ya da ayakta dururken başınızı ve omurganızı dik tutmalısınız. boynunuzu eğmeden, aşağı doğru baktığınızda ayakkabılarınızı görebiliyorsanız, doğru duruş tekniğine sahipsiniz demektir.

 

8. DOĞRU NEFES ALIN

Kandaki oksijen miktarının düşük, karbonmonoksit miktarının yüksek olması yorgunluğa neden olur. Akciğerlere yeterince oksijen gitmediğinde nabız ve tansiyon yükselir. Bu da vücudu fazladan yorar. Bu nedenle, diyaframdan nefes almayı öğrenin. Elinizi göbeğinizin üstüne koyun. Nefes alırken elinizin inip kalktığını hissedin. Bu hareket, ciğerlerin alt kısmını genişleterek daha fazla oksijen almanızı sağlar.

 

9. HER GÜN EĞLENCELİ KISA MOLALAR VERİN

Haftanın her günü, günün her saati aktif ve üretken olmaya çalışmak, bizi fiziksel ve psikolojik açıdan yorar. Bu nedenle, gününüzü hoşunuza giden şeylerle renklendirmeye çalışın. Arada bir çalışmaya ara verip, bir dergiyi karıştırabilir, hayal kurabilir, sevdiğiniz bir müzik dinleyebilirsiniz. Bu şekildeki kısa dinlenme aralıkları, sizi canlandırıp, yaptığınız işe yeniden konsantre olmanızı sağlayacaktır.

 

10. HAYATINIZA IŞIK KATIN

Bulunduğunuz ortamda yeterince doğal ışık olmadığında, vücut uyuma moduna geçer. Yaz ve kış mevsimlerinde farklı enerji ve ruh hallerinde olmamızın nedeni budur. Kendinizi en yorgun hissettiğiniz anda bile gün ışığına çıkmak, kafeine benzer bir canlandırıcı etki yaratır. Hava kapalı olsa dahi, dışarısı çalıştığınız ofisten mutlaka daha aydınlıktır. Eğer dışarı çıkma imkanınız yoksa, gün ışığı alan bir odada birkaç dakika kalmak kendinizi iyi hissettirecektir.

 

11. GECELERİ ODA IŞIKLANDIRMASINI İYİ AYARLAYIN

Geceleri parlak ışık kullanmak vücudun iç saatini tekrar ayarlar ve uyku getiren melatonin üretimini azalttığı için, uyku düzensizliğine neden olur. Beyinin gece-gündüz muhakemesini bozmamak için, salonunuzda ve yatak odanızda kullandığınız ışıkları, yatmadan birkaç  saat önce kısıp, vücudu uykuya hazırlamada yarar vardır.

 

12. GÜRÜLTÜLÜ ORTAMLARDAN UZAK DURUN

Gürültü, strese yol açan faktörlerden biridir. Üzerinde kontrol sahibi olmadığınız için gürültü, başlı başına bir stres nedenidir. Strese yol açan herşey, yorgunluğu tetikleyerek, yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz, psikolojik hasarlara neden olur. Gürültülü bir ortamda nabzınız, tansiyonunuz ve adrenalin seviyeniz yükselir. Belli bir dereceye kadar olan gürültüleri tolere edebilirsiniz. Ancak gürültülü bir ortamda yaptığınız işe odaklanmak için harcadığınız çaba, sizi güçten düşürür. Bu nedenle gürültülü ortamlarda mümkün olduğunca bulunmamanız gerekir. İşyerinizde ve ofisinizde imkan dahilinde döşenen ses geçirmeyen camlar, yere serilen kalın halılar gürültünün önlenmesi için alınacak basit önlemlerdendir. İnşaat işçiliği, marangozluk, tornacılık gibi işiniz gereği yüksek gürültülü ortamlarda bulunmanız gerekiyorsa, güvenliğiniz için mutlaka kulak tıkacı veya kulaklık gibi materyalleri kullanın.

 

 

SONUÇ

 

Günümüzde iş psikolojisi bir bilim dalı olartak haklı yerini alamaya başlamıştır. Bu dalın birikimi içerisindeki, iş yeri egzersizleri, iş stresinden uzaklaşmada ve özellikle inşaat sektörü gibi kas gücü gerektiren sektörümüzde daha sağlıklı imalatlar yapmakda etkin rol oynayacağı açıktır. Bu anlamda yapılan çalışmaların, iş verimini arttırıcı rol oynayacağı üzerine pek çok çalışma yapılmaktadır.

 

Yukarıda sayılanlar sadece iş performansı açısından değil hayatta daha anlamlı yaşamak ve yaşamdan tat almak içinde uygulanması gereken temel konulardır. Sağlıklı ve huzurlu bir iş yaşamı herşeyden önce bireyin kendi sağlığına dikkat etmesinden geçtiği unutulmamalıdır.

 

 

KAYNAKLAR:

 

  1. Occupational Safety and Health Service of the Department of Labour;  Stress and Fatigue, Their Impact on Health and Safety in the Workplace, New Zelland, 1998, 28- 35
  2. Ergen, E.; Yorgunluk ve Başaçıkma Yolları Nobel Yayınları, ISBN: 975-591-349-1, Ankara, 2002
  3. Açıkada, C., Ergen, E.; Bilim ve Spor Ankara, 1991

Bu makale 4824 defa okunmuştur.

SAYFA BAŞINA DÖN                                MAKALELER SAYFASINA DÖN