Yapı Teklif Verileri

 

 
 

Kolay Erişim

 
 
destek@bedavahizmet.com adresini MSN Messenger listenize eklemek için tıklayınız
 

Duyurular

 

YapıTeklif.com dan büyük KAMPANYA!!!...
İş ve talep sahiplerinin iletişim bilgilerine anında erişim fırsatı
ALTIN ÜYELİK...
Yıllık 50 TL
Üstelik Garanti Bankası kredi kartlarına 5 Taksit fırsatıyla
Detaylı bilgi için tıklayın...



İnsan Kaynakları servisimiz hizmetinizde... İnşaat sektörüne yönelik iş ilanları ve özgeçmiş (CV) bankası için tıklayınız.

Firma - Ürün - Hizmet tanıtım sayfalarımız hizmetinizde... Bilgi için tıklayınız.

Değerli yazarlardan inşaat sektörüyle ilgili makaleleri yayınladığımız makaleler bölümümüz yayına girmiştir.

 
 

TEKLİF VERMEK İÇİN

 

 BİZİMLE ÇALIŞMAK İŞ/MALZEME TALEPLERİNE TEKLİF VERMEK İSTEYEN

Kaba ve ince inşaat işlerinde görev almak üzere taşeron firma ve ustalar, yapı malzemecileri, müteahhit, serbest çalışan iç mimar, mühendis, mimar, proje veya çizimle uğraşanlar; sistemimize BEDAVA üye olmak için tıklayınız.

 
 

LINK Değişim Programı

 
ArteYapi.com
İnşaat projeleri ve müteahhitlik hizmetleri

YapiBox.com
YKS, Kapı otomasyon, alüminyum korkuluk, paslanmaz çelik korkuluk ve küpeşte, pvc doğrama sistemleri

TatilUcakOtel.com
Tatil, otel, tatil bölgeleri, gezilecek yerler

Türkiye’nin Yıldız Sektörü İnşaat

Türkiye’nin Yıldız Sektörü İnşaat

Geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 20 büyüyen inşaat sektörünün, bu ivmeyi uzun bir dönem sürdürmesi bekleniyor. Uzmanlara göre sektörün yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da önemli bir büyüme potansiyeli var.

Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) 2005 yılı ilk 6 aylık verilerine göre yüzde 19.7 büyüyen inşaat sektörü geçtiğimiz yıla damgasını vurdu. Sektörde yaşanan bu olumlu gelişmeyi sağlayan unsurların başında konut kredisi faizlerinin düşmesi ve vadelerin uzamasıyla artan talep var.
Hükümetin 100.000 konut üretme hedefi, kurumsal inşaat firmalarının proje sayılarını hızla arttırması, yeni iş ve alışveriş merkezlerine olan talebin yükselmesi, turizmin geleceğin yıldız sektörleri arasında gösterilmesiyle artan yatırımlar, ekonomideki istikrar ve büyüme ile birlikte yabancı yatırımların da bu yönde ağırlık kazanması gibi unsurlar da sektörün atağa kalkmasında önemli bir rol oynadı. Geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında yüzde 32,7 oranında artan kamu yatırımlarının 3/4’ünü inşaatın oluşturması da gözden kaçırılmaması gereken diğer bir unsur.
Öte yandan 2006’da mortgage (ipoteğe dayalı konut finansmanı) sisteminin devreye girecek olmasıyla sektörün daha da hareketlenmesi bekleniyor. Türkiye’nin yıllık nüfus artışı göz önüne alındığında her yıl yaklaşık 500.000 konut ihtiyacı ortaya çıkıyor. Son aylarda yapılan özelleştirmelerin beklenilenin üstünde rakamlara ulaşmasıyla, kamu kaynaklarında yapı sektörüne ayrılan ödenekler de artıyor. Örneğin özelleştirmeler yoluyla yaratılan kamu kaynaklarının bir bölümü, öncelikler çerçevesinde yaklaşık 2.000 yarım kalmış yatırıma tahsis edilecek.
Bu noktada, uzmanlar özellikle yurt dışı iş tecrübesinin de etkisiyle profesyonelleşen inşaat sektörünün, bu rüzgarı dünyaya açılmak için de kullanması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Yakaladığı siyasi ve ekonomik istikrarı AB ile başlayan üyelik müzakereleri ile güçlendiren Türkiye, sektördeki profesyonelliğini, bilgi ve tecrübesini ortaya koyarak önemli bir gelişim ivmesi yakalama gücüne de sahip oldu. Bugün uluslararası birçok yatırımcı, gerek kendi ülkeleri, gerekse diğer ülkelerdeki projelerinde Türk yapı sektörü ile birlikte hareket etme çabası içinde. Sektörün sahip olduğu bu konumu çok iyi değerlendirmesi gerekiyor.
Dünyaya Açılma Zamanı
Rakamlar ve örnekler de bu düşünceyi doğruluyor. Türkiye’nin dünya inşaat sektörü içerisindeki payı yüzde 3. Dünyanın en büyük 225 uluslararası inşaat firması arasında 7 Türk firması var. Sektörün Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) içindeki doğrudan payı yüzde 5, dolaylı payı ise yüzde 30.
Müteahhitlerimizin bugüne kadar yurtdışında üstlendikleri toplam iş hacmi 65 milyar dolara, proje sayısı ise 3.000’e yaklaştı. Türk müteahhitleri, hizmet kalitesi, fiyat ve müşteri memnuniyeti gibi unsurlarla güçlerini 4 kıtada kanıtladılar. 2005’in ilk 6 aylık döneminde yurtdışında alınan iş tutarı ise 4.1 milyar dolar oldu. Bu performans yıl sonu için belirlenmiş olan 7 milyar dolarlık hedefin de gerçekleşeceğini gösteriyor.
2004’de üstlenilmiş iş tutarının 5.4 milyar dolar olduğu dikkate alındığında, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefinin bir önceki yıla kıyasla yüzde 30’luk bir artış sağlayacağı görülüyor.
İnşaat malzemesi ihracatı ile dış müteahhitlik hizmetleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat sektörünün Türkiye’nin toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 20’yi buluyor. Bu niteliği ile sektör, turizmden sonra "ödemeler dengesine en büyük katkıyı sağlama" potansiyeline sahip 2. sektör. Yalnızca inşaat değil, inşaat malzemesi sanayisi de dünya pazarlarıyla rekabet edebilir düzeydeki kalite ve kapasitesiyle özellikle Avrupa’da çok önemli bir konuma sahip.
Türkiye özellikle çimento, seramik, demir çelik ve cam konusunda "dünya çapında üretici" konumunda. Türk prefabrik yapı sektöründe de son yıllarda önemli teknolojik atılımlar gerçekleşti.
Özellikle prefabrik beton üretim teknolojilerimiz Avrupa ülkeleriyle rekabet edebilir düzeyde. Bunun yanında ahşap ve çelik prefabrikte de büyük gelişmeler sağlanıyor. Özellikle prefabrik çelik sektörü, teknoloji yoğun bir sektör haline geldi. Bu sektörde faaliyet gösteren firmalar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında gerçekleştirdikleri projelerle saygınlıklarını kanıtladılar.
Sektörün Önündeki Sorunlar
Mortgage’ın getirdiği rüzgârla bankalar konut kredilerinde düşük faiz uygulamasına geçti ve uzun vadeli konut kredileri bireysel tasarrufları konut sektörüne yöneltti. Ancak bu canlanma, makro ekonomik istikrara duyarlı bir özellik taşımıyor. Döviz kurlarında veya faiz oranlarında yaşanacak en küçük bir dalgalanma ile tersine dönebilecek nitelikte.
Öte yandan AB ile müzakere sürecinde değişimin en çok yaşanacağı sektörlerden biri inşaat sektörü. İnşaat şirketleri, AB standartlarına uyumlu hale gelmek için yeniden yapılanıyor. Buna göre inşaat şirketlerinin öncelikle A’dan Z’ye kayıtlı hale gelmesi gerek. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği halinde, sermayenin serbest dolaşımı ilkesine bağlı olarak rekabet de artacak. Sektör oyuncularının büyümesi ve rekabet edebilir hale gelmesi için şirket birleşmeleri gündeme gelecek.
Bunun nedeni ise Türk inşaat şirketlerinin AB’deki şirketlere göre çok daha küçük finansal yapılara sahip olması.
AB sürecinin en önemli etkilerinden bir diğeri de sektörün kayıt altına girecek olması. Türkiye’de sektörün büyük bir bölümü kayıt altında değil. Kaçak işçi çalıştırma yasağının denetimi güçlenecek. Ayrıca "mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması" kapsamında işçiler için sertifikasyon uygulamasına başlanacak. İmar planları, iskanlar, ruhsatlar, sigortalar, mortgage fonları sektördeki yeni aktörler olarak belirginleşiyor.
Türkiye’de 15 milyon civarında konut stoğunun bulunduğu biliniyor. Konut stoğunun yüzde 55’inin izinsiz/ruhsatsız olması, yüzde 60’ının 20 yaşın üzerindeki binalardan oluşması, yüzde 40’ının tadilata ihtiyaç duyması, ülkemizde nitelikli konut sorununun ciddi boyutta olduğunu gösteriyor. Mortgage gibi sistemlerde ise, böyle bir yapıya yer yok.
Bunun yanında artık tek müteahhidin bina satması yerine, finansmandan sigortaya, değerlendirmeden satışa entegre yapıda yepyeni sistemler kurulacak.
Öte yandan İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de birçok yapının iskanı yok, yönetmeliklere aykırı yapı sayısı çok fazla. Bu durum mortgage uygulamasının çoğunlukla yeni ve yönetmeliklere uygun yapılar için mümkün olacağını gösteriyor. Bu da sektör için bir bakıma olumlu bir gelişme. Sistemin eski yapıların yenilenmesi ve iskana kavuşması gibi etkileri de olacak.
Mortgage devreye girdiğinde sektördeki kurumsallaşmış firmalar sisteme hemen uyum sağlayıp kaliteli projeler geliştirmeye devam edecekler. Bu firmaların projeleri hem tüketiciye sundukları yaşam fonksiyonları, hem de ödeme kolaylığı açısından mevcut konut talebine cevap vermeye çalışacak. Öte yandan da diğer konut firmaları rekabette geri kalmamak için kurumsallaşarak kaliteli projeler geliştirmeye başlayacaklar. Mortgage tüm unsurlarıyla hayata geçtiğinde, kurumsallaşma sağlanacak. Kayıt dışılık azalacak. Bunun yanında artık tek müteahhidin bina satması yerine, finansmandan sigortaya, değerlendirmeden satışa entegre yapıda yepyeni sistemler kurulacak.
İnşaat, Alt Sektörlerin De Yüzünü Güldürüyor
İnşaattaki olumlu gelişmeler alt sektörlerin de yükselişe geçmesini sağlıyor. İnşaata girdi sağlayan çimento, demir-çelik, hazır beton, inşaat malzemeleri, çatı kaplama, seramik gibi sektörlerde kapasite kullanım oranları geçtiğimiz yıl önemli oranlarda artış gösterdi.
Hazır Beton Yükselişte
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Paksoy da hazır beton kullanımının yükselişte olduğunu kaydederek, mortgage sisteminin devreye girmesiyle bu ivmenin devam edeceğini söylüyor; “Hazır beton sektörünün 2005 yılını yaklaşık 40 milyon metreküplük üretimle kapatacağını tahmin ediyoruz. Gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda, ülkemizin altyapı yatırımlarına ağırlık vermesi ve yıllık hazır beton tüketiminin en az 70 milyon metreküp seviyelerine çıkması gerekiyor. Mevcut ekonomik ve siyasi gelişmelere baktığımızda, inşaat ve hazır beton sektöründeki büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz."
Çimentoda 34.5 Milyon Ton Satış BekleniyorTürkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Adnan İğnebekçili, inşaattaki büyümenin alt sektörlerde de satışları artırdığını belirtiyor. İğnebekçili, çimentoda 2005’deki iç satışların 34.5 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini söylüyor. Sektörün daha da büyüyebileceğinin altını çizen İğnebekçili, sürekli artan enerji maliyetinden ise olumsuz etkilendiklerine dikkat çekiyor. Çimento sektörünün, 2005’te yüzde 15 oranında büyüyeceğini ifade eden İğnebekçili, 1998’deki tüketim seviyesinin 7 yıl aradan sonra yeniden yakalandığına dikkat çekiyor.
Demir-Çelik Yüzde 30 Büyüdü
Demir-çelik sektörünün canlandığını söyleyen Demir Çelik Üreticileri Derneği (DÇÜD) Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, 2005 yılı ilk 8 ayında yaşanan yüzde 30 civarındaki büyümenin memnun edici bir durum olduğunu söylüyor. Sektördeki canlılığın 2006’da da devam edeceğini vurgulayan Yayan; "Bütün bu olumlu gelişmelere rağmen sektörün yeniden yapılandırılması gerekiyor. AB ile ilgili sorunları da aşmalıyız" diyor.
İnşaat Malzemecileri Daha Fazla Artış Bekliyor
Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) Başkanı Galip Sayıl, "Alt sektörlerde 2004’ü bir önceki yılla karşılaştırdığımızda üretim miktarlarında minimum yüzde 10, maksimum yüzde 75’e varan artışlar görüyoruz. Sektördeki büyümenin 2005 yılında da süreceğini söyleyebiliriz. Üreticiler, yıl sonunda yüzde 10’un üzerinde bir büyüme öngörüyorlar" diyor. Sayıl, 2006 yılında konut sektöründeki hareketliliğin sürmesi yanında, AB sürecinin sektördeki büyümeye olumlu katkı sağlayacağını belirterek, yatırımlarda artış sağlanmasını beklediklerini vurguluyor.
Yalıtımcılar Rekor Kırmaya Hazırlanıyor
Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Genel Koordinatörü Ertuğrul Şen, inşaattaki büyümenin sağlıklı ve kalıcı olabilmesi için sektöre girdi sağlayan altyapı ve sanayi yatırımlarının artması gerektiğine dikkat çekiyor. Yalıtım sektörünün inşaatla birlikte büyüdüğünü ifade eden Şen, "Biz yalıtım sektörü olarak hep büyüme trendi içerisinde olduk. 2000 yılında 2 milyon metreküp olan pazar büyüklüğümüzün 2005 yılı sonunda 4,5-5 milyon metreküp olacağını tahmin ediyoruz. İnşaat sektörünün izlediği seyir yalıtım sektörünü çok yakından ilgilendiriyor." diyor.
Boyacıların Gözü İnşaatların Bitmesinde
Boya sektörü de inşaattaki büyümeden payını 2006’da almayı planlıyor. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) yetkilileri, inşaattaki büyümenin boyaya yansımadığını kaydederken, bunun en önemli nedeninin çoğu inşaatın temelinin 2005’te atılmış olması olduğunu söylüyorlar. Mortgage sistemindeki gelişmelerin de sektörü pozitif yönde etkilemesi bekleniyor. 2006’da biten inşaatların boyanması sektörü canlandıracak. Beklenen büyüme oranı ise yüzde 15.
Kireççiler Modern Malzemelerden Dertli
Kireç Sanayicileri Derneği (KİSAD) Genel Başkanı Selçuk Ertuğ ise sektörün karmaşık bir yapısı olduğuna dikkat çekerek, modern inşaat malzemelerinin kireç sektörünü küçülttüğünü dile getiriyor. İnşaat sektöründeki yüksek büyüme rakamlarının sektör tarafından net olarak hissedilmediğini kaydeden Ertuğ, "Türkiye kireç sanayi üretimde son 5 yılda geriledi. Kireç, inşaat sanayinin temellerinden birisi olmasına rağmen kullanımı sürekli düşüyor. Bu düşüşte sektörün içinde bulunduğu genel gerilemeyle birlikte gelişen inşaat malzemelerinin kireç yerine geçmesinin etkisi var" diyor.
Seramikçiler 2006’da Kazanacak

İnşaat sektöründeki hareketlilikten ancak 2006’da pay alabileceklerini kaydeden Seramik Kaplama Malzemeleri Üreticileri Birliği (SERKAP) Başkanı Adnan Polat’a göre, sektör bu yıl yüzde 15 oranında büyüyecek; "Seramik, inşaatın son safhasında kullanılan bir ürün olduğu için büyümedeki etkilerini 2006’da göreceğiz. 2005’te bir önceki yıla oranla yüzde 10 büyüyen sektörümüzün, 2006’da yüzde 15 büyüyeceğini öngörüyoruz." Polat, seramik tüketiminin Avrupa ülkelerinde kişi başına ortalama 6 metrekare olduğunu belirterek, Türkiye’de ise bu oranın 2006 yılında 2 metrekareye ulaşabileceğini söylüyor.
Çatı Sektörü Yüzde 30 Büyüdü
Çatı Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen ise, 2005’in ilk 9 ayında yüzde 30 oranında büyüme gösterdiklerini, konut sektöründe yaşanan hareketliliğin çatı kaplamaları tüketimine de olumlu yansıdığını söylüyor. Pelesen, haksız rekabet ve insan gücü eksikliğinin sektörün en önemli sorunları arasında yer aldığını ifade ediyor.
Kaynak: Kobifinans Dergisi 9. Sayı

Bu makale 6186 defa okunmuştur.

SAYFA BAŞINA DÖN                                MAKALELER SAYFASINA DÖN